| Depreme
Dayanıklı Yapı Tasarımı ve Türkiye bir deprem
ülkesidir. Bu bilinç ile yaşamak, bu bilinç ile depreme dayanıklı yapılar
inşa etmek ve bu bilinç ile yetersiz dayanıma sahip binalarımızı güçlendirmek
zorundayız. 1. Malzeme dayanımının, yapının projesinde öngörülen değerlerden düşük olduğu saptanmışsa, 2. Betonarme binalarda donatıların detaylandırılmasında bazı kurallar vardır. Yapının yeterli oranda enerji tüketebilmesi ve deformasyon kabiliyetinin artması açısından büyük önem taşıyan bu kurallara uyulmamış olduğu belirlenmişse, 3. Binanın kullanım amacı değişmişse, 4. Halen yürülükte olan yönetmeliklerden önceki yönetmelikler kullanılarak projelendirilmişse, 5. Binanın yanal rijitliğinin yetersiz olduğu belirlenmişse, 6. Binaya yeni bir kat çıkılması gerekiyorsa, Mevcut bir yapının güvenliğinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar aşağıdaki safhalardan oluşur:
Taşıyıcı Sistemin İyileştirilmesi Bir yapının onarılması için hasarlı olması gereklidir. Ancak, onarıldıktan sonra, eski rijitliğine kavuşturulan bir yapı, büyük olasılıkla bir sonraki yer hareketinde aynı performansı gösteremeyecektir. Onarım ve güçlendirmenin hedefi, yapıyı yalnızca deprem öncesi sahip olduğu güvenliğe ulaştırmak değildir. Amaç, yapının şiddetli yer hareketlerine karşı koyabilecek rijitliğe ulaştırılmasıdır. Eğer, hasarlı bir
yapı onarılacaksa, hasar nedeni saptanmadan önce hiçbir onarım yapılmamalıdır. Bundan sonraki aşamada, onarım/güçlendirme projelerinin hazırlanması gündeme gelmektedir. Bu amaçla mevcut taşıyıcı sistemin iyileştirilmesi gereklidir. Geçtiğimiz 30 yıl içersinde, deprem sonrası onarım ve güçlendirme amacıyla çeşitli sistem iyileştirme yöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemlerin seçimi yapının taşıyıcı sistemine, kullanım amacına, işin tamamlanma sürecine, yapının konumuna ve ekonomik kısıtlamalara bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Sistem iyileştirilmesi yapının yanal rijitliğinin arttırılması ile özdeştir. Yapıda, çok sayıda elemanın güçlendirilmesi gerekiyorsa, yeterli yanal rijitlik yoksa, gevrek kırılmaya neden olacak detay hataları varsa, yumuşak kat, kısa kolon durumları varsa sistem iyileştirilmesi gereklidir. Bu amaçla, betonarme dolgu perdelerinin veya çelik çaprazların kullanılması gündeme gelmektedir.
Resim 1. Çelik Çapraz Sistem İyileştirme Örneği Her iki yöntemin kullanılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar, kat burulmasını en aza indirecek biçimde rijit elemanların planda yerleşiminin sağlanması ve katlar arasında rijitlik farkının en aza indirilmesinin sağlanmasıdır. Resim 2'de 1998 Adana-Ceyhan depreminde hasar görmüş olan bir binanın tipik kat planı görülmektedir. Binadaki mevcut kolon ve perdeler koyu renkte taranarak gösterilmektedir. Kat planında ayrıca bu katta tesbit edilen hasar durumu da özel bir notasyon kullanılarak plan üzerinde işaretlenmiştir. Resim 3'de ise aynı kat planında güçlendirme projesi aşamasında eklenmiş olan betonarme dolgu perdeler yeşil renkte görülüyor. Perdelerin, planda olabildiğince simetrik yerleştirilmiş olması son derece önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu, bilinçsizce yapılan bir onarım/güçlendirmenin yarar yerine zarar getirebileceğidir. Resim 4'de görülen bina 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminde orta hasarlı olarak sınıflandırılmıştı. Daha sonra, bina onarılarak Ekim ayında yeniden yerleşime açıldı. Ancak, 12 Kasım 1999 Düzce Depreminden sonra 4 katı göçen binanın durumu, yapılan işlemin (yüklenicinin "güçlendirme" yaptığı iddiasına karşın) sistem iyileştirmesi içermediğinin açık olarak kanıtını gözlerimizin önüne seriyor. Ne yazık ki, Düzce'de aynı akibeti paylaşan "onarılmış (!)" başka binalar da var.
Resim 4 : 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde orta hasarlı olarak sınıflandırılan bina, onarılarak Ekim ayında yeniden yerleşime açılmıştı. Ancak, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi'nden sonra 4 katı göçen binanın durumu, yapılan işlemin (yüklenicinin "güçlendirme" yaptığı iddiasına karşın) sistem iyileştirmesi içermediğinin açık olarak kanıtını gözler önüne seriyor. Eleman Onarımı Yapım hataları, detaylandırma hataları, eksik malzeme ve deprem gibi zorlamalar sonucunda hasar gören betonarme kolon, perde ve kirişlerin onarımı amacıyla çeşitli teknikler geliştirilmiştir. Bu tekniklere, genellikle kalıcı deformasyon yapmamış olan elemanların rijitliğinin ve sünekliğinin arttırılması amacıyla başvurulmaktadır. Hasarlı elemanların onarımı çeşitli yöntemler ile gerçekleştirilebilir. Bu yöntemler içerisinde en sıkça kullanılanlar:
Resim 5 : Tipik Bir Betonarme Kolon Mantosu Donatı Yerleşimi
Ekonomik sınırlar içerisinde kalması kaydıyla her yapının onarılması ve güçlendirilmesi mümkündür. Bilinçli yapılan onarım ve güçlendirme, binaların gerçek anlamda depreme dayanıklı hale gelmesini sağlamaktadır ve güvenle kullanılabilirler. Hiçbir binanın şiddetli bir depremi hasarsız atlaması garanti edilemez, ancak en önemli mühendislik hedefi göçmenin önlenmesidir. SanalGazete Yıl5 Sayı1 Mart 2000 |